12 Mart 2015 Perşembe

KEŞKE BENİM OLSA

Tüketim çılgınlığı hızla artmaya devam ediyor. Hele şu instagram sayesin de kim ne almış,ne giymiş,ne takmış diye paylaştıkça kapitalizm çarkları daha hızlı dönmeye başladı. Kadınlar zaten alışveriş sever,artık avm dışında alışveriş siteleri,bloglar, instagram hesaplarından da alışveriş yapınca işin ucu bucağı kalmadı. 
Eskiden her şey gibi bu alışveriş olayı da güzelmiş. Yıpranana,yırtılana kadar giymek ve sadece ihtiyaç anında almak. O günler çok gerilerde kaldı. Artık ihtiyaç değil iştah sebebiyle alışveriş yapar olduk. Eskisi kadar almasam da yine de beğendiğim göz koyduğum çok şey var. Kıyafetleri sığdıracak dolaplar taşınca kıyafet olayına ara verip ev alışverişine kafayı takmış durumdayım. (heniz kendime ait evim olmasa da) 

Yabancıların Wish List dedikleri şeyin Keşke Benim Olsa diye değiştirerek listeye başlıyorum.

1:
 Vintage olan her şeye merakım artarak devam ediyor. Daktilolar artık dekorasyon malzemesi haline gelse de mutlaka bir tane ROYAL daktilo almak istiyorum. Bknz: kapak fotoğrafı

10 Mart 2015 Salı

Her ay için öneri listeleri hazırlamayı düşünüyorum. Sevdiğim ve deneyimlediğim şeyleri paylaşacağım. Belki bu listeler gittikçe genişleyebilir. İşte Mart listesi.


MART ÖNERİ LİSTESİ

MART FİLMİ: ASABİYİM BEN



Avrupa sinemasını çok severim,daha doğal daha rafine gelir bana. Bu film Arjantin yapımı orijinal adı Relatos Salvajes . Film;öfkenin insanın başına neler açabileceğini 6 farklı hikayeyle anlatıyor. Hem oyuncular,hem hikayeler oldukça başarılı. İzlemenizi tavsiye ederim. İzledikçe biz neden böyle filmler yapamıyoruz dedim durdum.


Yepyeni bir başlangıç

Merhaba,blog yazmak uzun süredir yazmayı istesem de bir türlü başlayamadığım,ertelediğim işlerimden sadece biriydi. Ama sonunda buradayım,sevdiğim her şeyi,aklımı kurcalayan her konuyu elimden geldiğince yazacağım. İnstagram'dan sonra bloglar bir bir yerini bol like'lı fotoğraflara bıraksa da okumanın  yerini hiçbir şeyin dolduramayacağına inanlardanım. Bu yüzden aktif bloger'ların çoğalmasından yanayım. Ben de sıkı bir blog okuyucusu olduğum için buraya sık sık yazmaya çalışacağım. Blog okurken hiç haz etmediğim şey blog sayfalarını billboard kıvamındaki hazır reklam kampanyalarına çevirenler.Zaten hayatın her anın da reklama maruz kalmışken bu bana çok saçma geliyor. İşte bu yüzden  sadece kendi önerilerimi paylaşacağım. Kimse okumasa bile bana günlük olur.
Ne demişler başlamak,başarmanın yarısıdır. Haydi bakalım başlıyoruz.